Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

6 Şubat 2012 Pazartesi

Köşebaşı tehlike durakları, çiğköfteciler…

Tepkiler:  
Neredeyse her köşe başında göreceğimiz çiğköfte dükkânları. Bu dükkânların küçük de olsa caddeye veya sokağa cephesi olsun yeter. Fazla sermaye gerektirmeyen bir iş. Hani cebinizde 2 bin liranız olsun bir mahallenin sokak arasında rahatlıkla açabileceğiniz bir iş kapısıdır. Neden bu konuyu yazmak istedim? Başka bir yazacak mesele mi kalmadı? Hayır tabi. Yazacak o kadar çok şey var ki neresinden başlasanız bitiremezsiniz.

Bir reklam vardır ya “kontrolsüz güç, güç değildir” diye; işte bunu gelin çiğköfte (çüküfte) dükkânları için burada değerlendirmeye çalışalım…

Evet, çiğköfte kendine yeni bir sektör yaratmıştır. Bu işe el arabasında başlayan akıllı yatırımcı işini büyütmek istemiş kurumsal kimliğe önce bürünmüş, sonrasında ise bayilik ve franchising şeklinde büyümeye başlamıştır.

Buraya kadar her şey normal. Ancak şu unutulmamalıdır ki çiğköfte yapıldığı an tüketilmesi gereken bir yiyecek türüdür. Saatlerce bekletilmesi halinde her türlü hastalığa davetiye çıkaran mikrobu içinde üretmeye başlar.
Gerçi köşe başlarında satılanların içinde çiğ et yoktur ama içine gerçek tadı vermek için bilmediğimiz birçok lezzetlendiriciler ( ! ) katılmaktadır. Görünürde renginin kırmızılığını vermek için aklımıza salça gelse de bunun birçok firma tarafından kullanılmadığını da bilmemiz gerekir. Zira domates veya biber salçası pahalıdır. Çiğköftenin maliyetine doğrudan etki eden bir ana nedendir. Baharat deseniz hakeza aynı. Yani netice itibariyle bizim bildiğimiz malzeme ile yapıldığını düşünsek bile ne kadar sağlıklı, besin değeri yüksek, yapıldığı ortamın ve bulundurulduğu ortamın hijyenik koşulları ile satışa sunum şekli çok önem taşımaktadır.

Çiğköftenin satış yerlerine girdiğinizde gözünüze sadece bir buzdolabı çarpar ya da çarpmaz. Gördüğünüz buzdolabında da içecek vardır. Aslında çiğköfte yapıldığı andan itibaren tüketime sunulmasına kadar olan süre içinde mutlaka soğuk bir yerde etrafı kapalı bir şekilde muhafaza edilmesi gerekir. Satıcı bunu teşhir dolabında pekâlâ yapması mümkün iken ne yazık ki yukarıda belirttiğim gibi küçük yatırımla büyük iş yapmak ve para kazanmak arzu hakim olduğu için bu soğutuculu teşhir dolabının maliyetine pek razı gelmez. Para kazanma amacı hep insan sağlığının önüne geçmektedir.

Yine başka önemli olarak gördüğüm şey çiğköftenin yanında yenilen olmazsa olmazlardan yeşillikler. Onsuz çiğköfte tek başına tatsızdır. Yeşil marul, maydanoz, turp, roka ve benzeri sebzeler ona ayrı bir lezzet ayrı bir göz zevki verir. Fakat ne yazık ki o iştahla çiğköfteyi içine koyup, limon sıkıp iştahla yediğimiz yeşillikler yıkanmaz. İstisnalar hariç tabi.

Peki, niye yıkamazlar? Yıkanmış sebze vitrinde sünme yapar ve görünümü bozulur, albenisi kalmaz.

Sebzeler yıkandığı zaman sadece toprak kalıntısından temizlenmiş olur, ama mikroplarından arındırılmamış olurlar. En basit bir uygulama ile sebzeler bir kap içerisinde sirkeli suda en az 15 dakika bekletilirse her türlü parazit ve toprak kalıntısından temizlenmiş olur. Fakat bu basit yıkama bile yapılmaz. Çünkü tezgâhta vitrinin yanında ortam ısısından etkilenmemesi için sebzeler yıkanmadan vitrine konulurlar. Müşteriye verirken maydanozu sapından el yordamıyla büküp kopartmak, yıkanmamış domatesi ince ince doğrayıp, yine yıkanmamış göbek salatayla satmak varken, birde su masrafı çıkartıp temizlemeymiş, hijyenmiş niye uğraşılsın ki…

Milletçe damak tadına önem veririz. Kebabı da severiz, çiğköfteyi de. Ama ne yediğimize de bir o kadar ihtimam gösteriyor muyuz? Maalesef hayır. Onun için yiyeceğimiz gıdanın ne şekilde üretildiğini ve ne şekilde satışa sunulduğunu asla göz ardı etmemeliyiz. Her ne olursa olsun, köşe başlarında mantar gibi çoğalan bu denetimsiz çiğköftecilerin çok sıkı şekilde denetlenip, ruhsatlandırılması gerekir.

Burada en çok denetim görevi belediye zabıta görevlilerine düşmektedir. Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile koordineli denetimler yapılarak bu gibi salaş yerler acilen kapatılmalıdır. Yoksa yarın çok geç olacaktır.
YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com