Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

16 Şubat 2012 Perşembe

İstanbul’da neden gönüllü gıda müfettişi yok?

Tepkiler:  

Türkiye’nin beşte bir nüfusunu içinde barındırır. Gerek sanayi malları üretiminde, gerekse de gıda ürünlerinin üretiminde önemli bir yere sahiptir. Milli gelirin büyük oranını sağlar. İşgücü temininde, katma değerin sağlanmasında ve ülke nüfusunun gelirini teminde önemli yer tutar. Hangi ilimizden mi bahsediyorum… Tabii ki İstanbul’dan.
İl ve ilçelerde Valilik ve Kaymakamlıklara bağlı olarak çalışan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl ve İlçe  Müdürlükleri bulunmaktadır. İl ve İlçenin her türlü insan sağlığını doğrudan ilgilendiren gıda üretiminin kontrollerinin ve düzenli denetimlerinin yapılmasında bu kurumlar yetkilidir. Ancak eleman yetersizliğinde ilgili kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde gönüllü gıda müfettişlerinin oluşturulmasında yine bu kurumlar yetkilidir. Şurası bir gerçek ki denetim eksikliği nedeniyle tükettiğimiz temel gıda ürünlerinde akıl almaz derecede tüketilmesi sakıncalı birçok katkı ve ana maddeler bulunmaktadır. Gerçi en son yapılan mevzuat değişikliği ile halkın sağlığını tehlikeye sokan üretici firmaların cezalandırılacağı yönünde sevindirici gelişmeler olsa da tereddüt oluşturacak bazı önemli ayrıntıların bulunduğunu da belirtmekte yarar vardır.

Hatırlarsak Bakanımız sütün içinde zararlı maddelerin bulunduğunu söylediğinde yer yerinde oynamış, görsel ve yazılı basın bu konuyu gündemde sıcak tutmuş halkın sağlığını para kazancı uğruna tehlikeye düşüren firmaların adlarının açıklanması istemişti bakanımızdan… ama daha sonra bakanımız basın önünde bir bardak süt içerek söylediklerinin yanlış anlaşıldığını, hatta bazı basın organlarınca bilinçli olarak çarptırıldığını söylemişti kamuoyuna.
Buradan şu sonuç ortaya çıkıyor; tüketici gıda diye satılan birçok üründe aslında gıda benzeri ürün ve mikrop tüketmektedir. Bu bağlamda yapılmayan denetim ve kontrol halkın sağılığını ciddi derecede tehlikeye düşürmektedir. O zaman bu işin gönüllü denetim elemanlarınca yapılması kaçınılmazdır. Zaten bu işin hukuksal boyutu olarak 5442 ve 5179 sayılı kanunlar buna cevaz vermektedir.
İstanbul Valiliği’ne buradan bu çağrımı yapıyorum. Acilen gönüllü gıda müfettişliği oluşumu yapılmalı ve denetim mekanizmasında ki eksiklik giderilmelidir. Buraya müracaatta bulunanlara akademik kişilerce eğitimler verilmeli ve sertifikasyon yapılmalıdır. Örnek olarak Adana, Antalya, Aydın, Diyarbakır ve daha başka iller bu gönüllü gıda müfettişliği sistemini devreye koymuş bulunmaktadırlar. Neden İstanbul’da bu yok bunu da anlayabilmiş değilim.
YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com