Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

16 Ekim 2011 Pazar

Sözleşme hürriyeti ve buna bağlı tek yanlı tuzaklar..!

Tepkiler:  
Hukukta sözleşme hürriyeti serbestisi vardır. Taraflar hür iradeleriyle gerek yasal mevzuat temelinde gerekse kendilerinin belirlediği çerçeve içerisinde belirledikleri sözleşme hükümleri ile hukuki bir uzlaşı metni yaparlar. Tabii bu bağlamda yapılan sözleşmenin taraflar arasında çıkabilecek ihtilaflarda öncelikli olarak bağlayıcılığı söz konusudur. Fakat bazen öyle durumlar vardır ki sözleşmeye taraf olan güçlü bir firma veya bir kamu kuruluşu ise herşey bu tarafıyla tek taraflı olarak menfaatlerin korunduğu özel bir sözleşme haline dönüşür. Böylece, sözleşme taraflarının sözleşme şartlarını serbestçe tartışarak üzerinde anlaşmalarını öngören "sözleşme serbestisi" verini, bir tarafın sözleşmeye bağımlılığına bırakmaktadır. Sözleşme serbestisini ileri sürerken farkında olmadan firma veya kurumlar açısından serbestlik ve fakat tüketici açısından bağımlılık...

Demek ki sözleşme hürriyeti ilkesi, tüketici aleyhine bozulmuş bulunmaktadır. Bu durumda hukukun bozulan bu dengeyi düzeltmesi ve tüketicinin bozulan bu dengeden doğabilecek zararlara karşın korunması gerekmektedir.


Özellikle Banka, Telekom, İnternet, Gsm, Su, Doğalgaz, Elektrik vb. sözleşmeler genelde önceden hazırlanmış standart tip matbu sözleşme tipleridir. Buna taraf olan tüketicinin bu sözleşme içeriğine hükmetmesi, müzakere etmesi asla ve kat'a mümkün değildir. Zaten tüketici müzakere edemediğinden olacak ki, müdahale etme hakkıda yoktur. Dolayısıyla bu tür sözleşmeler öncelikle mal veya hizmet satan satıcının menfaatlerini korumaktadır. Ve tek yanlı bir koruma sözleşmesi şeklindedir.

Şimdi sorunun temelinde de bu gibi haksız sözleşme şartlarından doğan ihtilaflar yatmaktadır. Şöyle ki;

Banka sözleşmeleri karınca duasını andıran karmaşık hukuki terimler içeren, okunması güç küçük puntolarla yazılmış ve uzun , uzun maddeler halinde tek taraflı banka çıkarlarını koruyan menfaatler manzumesi halinde düzenlenmiş tip sözleşmelerdir. Üstelik yasa hükümleri burada açık açık çiğnenmektedir. Sözleşmeler 12 punto büyüklüğünde ve koyu siyah yazılı değildir. Bankaların birçoğu kağıt israfını önleme gibi basit ve aldatıcı bahanelerin arkasına saklanarak imza edilen taraflar arasındaki bu hukuki antlaşmanın bir nüshasını vermeleri gerekirken, vermemektedirler.

Telekom, İnternet, gsm, su, doğalgaz ve elektrik aboneliklerinde yapılan sözleşmeler ise tam bir hukuki faciadır. Nasıl mı? Birkere bu sayılan hizmet abone sözleşmelerinin hepsi açık mavi renkte önceden hazırlanmış standart tip matbuu sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde çoğunlukla tüketici aleyhine tek yanlı değişikliklere gidilmektedir. Aslında bu değişiklik bir mecburiyet ise önceden tüketiciye yazılı bildirimde bulunularak, tüketicinin rızası ve onayı alınmalıdır. Fakat bu hiçbir zaman böyle olmamıştır. Çoğu kez tüketicinin haberi ve onayı olmadan sözleşmeler tek yanlı olarak değiştirilmektedir.


Bir Yargıtay Kararında (*); “Genel şartlarını önceden tespit eden taraf, bunlarda değişiklik yapma imkanına sahiptir. Ekonomik bakımdan güçlü olduğu için, karşı tarafın ileri sürebileceği değişiklikleri kabule yanaşmaz. Bu durumda taraflardan birinin kendi şartlarını diğerine dikte etmesine yol açan sözleşme özgürlüğü; özgürlük olmaktan çıkıp bir ayrıcalık halini kazanır.” denilmektedir.


(*)Y.13.HD.18.3.1996 E.1784 K.2495
Hatta öyle sözleşmeler vardır ki sizin geleceğinizi ipotek altına alacak şekilde düzenlenmektedir. Cayma hakkı gibi bir hukuki temel haktan yoksun bırakılırsınız. Bu hakkınızı şayet aldığınız mal veya hizmetten bir şekilde memnun kalmaz ve bundan vazgeçmek isterseniz cezai şartlar içeren sözleşme hükümlerinin ahtapot misali kolları arasında kendinizi bulursunuz. Çıkmak için çırpındıkça batarsınız, geleceğinizi karartırlar ve hatta hayatınızı onların istediği şekilde yaşamaya mecbur bırakılırsınız. Borç batağı içerisinde sizi yüzdürür ve kanınızı emerler.

Bir atasözü vardır; "kırk kere düşün bir kere karar ver" diye. İşte bir sözleşme yaparken bu atasözünü her daim aklınıza getirin ve ona göre hareket edin.

Tabii bunun hukuksal yönünden hiç mi elle tutulan bir yanı yok. Elbette var. Ancak bunu araştırıp hakkını arayan tüketicimizde bu hak arama bilinci var mı? İşte burada açık söylemeliyim ki kuşkularım var.. Hemen hemen bu sayının büyük çoğunlukta olduğu gerçeği yadsınamaz bir gerçektir. Okumuyoruz, araştırmıyoruz, öğrenmiyoruz ve dahası haklı olsak dahi hakkımızı aramıyoruz veya tembellik edip birilerinin bizim adımıza bu mücadeleyi yapmasını bekleriz. Bu hiçbir zaman olmayacak bir hak arama yöntemidir.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun özel bir kanundur. Yani genel hükümlerin önüne geçen bir kanundur. Çünkü bu kanunun amacı zayıf taraf olan tüketicinin korunmasını amaç edinmiştir. Dolayısıyla sözleşmelerde bulunan haksız şartlar bu kanunun 6. maddesinde açık ve sarih biçimde hüküm altına alınmıştır. Bir başka anlatımla hiçbir surette sözleşmeye taraf olan tüketiciyle bir sözleşme hükmünün müzakere edilmediği, içeriğine müdahale etme hakkının verilmediği sözleşmenin önceden hazırlanmış standart tip bir matbu sözleşme olduğuna varılması halinde ve sözleşmenin 12 punto büyüklüğünde koyu siyah yazılarla yazılmadığının tespit edilmesi durumunda bu sözlşemenin tüketiciyi bağlayıcılığı yoktur. Ve bugün birçok sözleşmeye taraf olan tüketici bu haksız şartlar içeren sözleşmelere taraftırlar. Bunun için şayet aleyhinizde bir sözleşme değişikliğine giden veya sözleşmede haksız şart içeren bir madde üzerinden alacak iddia eden satıcıya karşı hukuki mücadele etmek gerekir.

Ya mücadele der hakkınızı ararsınız, ya da satıcının haksız sözleşme hükümlerine teslim olup geleceğinizi karartırsınız...


Yazan: Mehmet İmrek     15 Ekim 2011
YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com