Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

15 Temmuz 2011 Cuma

Beyhude çırpınışlar, hiç kimseyi amacına nail etmemiştir...

Tepkiler:  
G
ündem yoğun. Bakanlar Kurulu yeni oluşturuldu. Kabine içinde 6 yeni bakanlık ve bakan görev alacak. Meclis seçim sonrası adına kriz koydukları ama hangi amaca hizmet eden bir yaklaşım içinde oldukları toplumca malum olan ve problemli olarak açıldı. Ana muhalefet fazla direnemedi. Zira kendi içindeki sıkıntılı durum bunu fazla sürdürmesine izin verecek nitelikte değildi. Ve nitekim çok çabuk pes edip yeminini etti. Ancak içinde bir milletvekilinin öyle bir direnci vardı ki anlayabilene aşk olsun. İsa Gök, partisinin bu davranışını kabullenemiyor, hatta kendisinin ifade edemeyeceği ancak toplumun rahat anlayacağı dil ile tükürdüğünüzü yaladınız şeklinde yüksek perdeden bunu dile getirmiştir.
Fakat BDP’nin tavrını buradan biraz irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Halkın oyunu alarak seçilmiş olan milletvekillerinin bildikleri halde bile, bile aday gösterdikleri Hatip Dicle’nin YSK tarafından adaylığının kabul edilmesi, seçim sonrası mazbatasının verilmesi, fakat afedersiniz bir yanlışlık oldu deyip Hatip Dicle’nin milletvekilliği geçerli değildir minvalindeki açıklamasını bahane ederek mızıkçılık yapmaları asla kabul edilebilir bir davranış değildir. Bu adaylara oy verenler meclis içinde mücadele etmeleri için kendilerine oy vermiştir. Bir araya gelip çaylı sohbet yapmaları için değil.
Burada iki partinin anlaşılmaz tutumu toplum ve seçmen katında tabiî ki tasvip görmemiştir. Ülkenin bunca problemleri varken ve halk bunların çözülmesini beklerken bu milletvekillerinin, cezaevinde tutuklu bulunan adaylarını bahane ederek kriz yaratmalarını asla affetmeyecektir.
Seçim öncesi meydanlarda anayasanın değiştirilmesi gerektiği konusu partilerimiz tarafından dile getirildi ve hatta seçim beyannamelerinde de bunun değiştirilmesi için çalışacaklarını açık açık taahhüt etmişte bulunmaktadırlar. Şimdi meclise gidip verdikleri taahhüdün gereğini yapması gereken siyasi partilerimiz haksız bahanelerini ileri sürerek bu çalışmaları yapmamaları verdikleri sözlerin ne kadar güvenilir olmadığını apaçık ortaya koymaktadır.
Haklarında dava açılmış ve bazılarının kesinleşmiş mahkeme kararları ile hüküm giymiş olmaları bilinen bir gerçektir. Tabi burada haklarında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan seçilmiş ( ! ) milletvekillerinin halen tutukluluklarının devam etmesi bir yargı tasarrufu olup, adalete olan güvenimiz ve hukuka olan saygımız gereği kabullenmemiz gerektiğini bize ifade etmektedir. Asla bir insanın hakkında iddia olunan suçu mahkemece sabit görülüp hüküm verilmedikçe suçlu olarak görülmesi kabul görür bir davranışımız olmamalıdır. Suçlulukları ispat olununcaya kadar, bu insanlar masumdurlar. Ancak toplum vicdanında yara açacak şekilde suçlu olduğu mahkemece sabit görülmüş ve hüküm verilmiş kişilerinde bile bile aday gösterilip cezaevinde kurtarma operasyonu olarak aday gösterilmeleri toplum nezdinde ne yazık ki kabul görmemiştir.
Toplumda kargaşa yaratarak bundan nemalanmak muhalefet partilerinin artık projesi olmaması gerekir. Buradan prim kazanmak artık bir kazanç olarak da hüsnü kabul görmediği bilinmelidir.
Kaybedecek zaman kalmadı. Sabırlar tükenmek üzere. Etnik ayrımcılık üzerinden ucuz siyaset yapmak, yapanlara ve yandaşlarına kesinlikle bir şey kazandırmayacaktır. Uzatılan muhabbet ve barış dolu eli geri çevirmek, çevirene kaybettirecek bir kayıp olarak bilinmelidir. Sorunların çözüm yeri meclistir. Buradan kaçmak sorunun çözümüne yönelik bir katkı sağlamayacaktır.
Bu vatan toprağı cephede sırt sırta yaslanarak verilen kanlı mücadelenin sonunda elde edilmiştir. Düşmanla çarpışırken hiç kimse birbirine sen hangi etnik kökendensin dememiş bu millet ve vatan uğruna canını feda etmiştir. Çanakkale şehitliği bunun belgesidir işte… Fakat gelin görün ki yine hain bir saldırı sonucu 13 yiğitimiz şehit edilmiş 7 askerimiz yaralanmıştır. Burada ki asıl gaye  ülkemizde sağlanmaya çalışılan demokratikleşme ve geniş özgürlük alanına engeller çıkarmaktır. Bu hain plan, yapılan bütün iyi niyet gayretlerine atılmış bir  atom bombasıdır. Atom bombasının atıldığı yerde hayatın olmadığı acı bir gerçektir.
Bugün BDP’ nin bulunduğu ve temsil etmeye çalıştığı siyasetin olduğu yerde artık hayat kalmamıştır. Zira kimin hakları için çırpındıkları artık gün gibi bilinmektedir.
Yol yakın iken dönüş yapmakta bir ferasettir. Feraset sahibi insan boş emel peşinde koşmayan insandır. Bunu vaktiyle kürt ideolojisi uğruna çalışmış ve kürt teali cemiyetini kurmuş Şükrü Mehmet Sekban, daha sonradan beyhude bir amaç uğruna boşu boşuna ömür tükettiklerini anlayınca  bu amaç uğruna gitmenin artık bir anlam ifade etmediğini düşünüp son noktayı  koymuştu. Yani etnik milliyetçilik yaparak bir yere varılamadığı görülmüştür.
Haydi şimdi sıra sizde… Daha ne duruyorsunuz.
Bir milleti, millet yapan ortak değerler aynı dili konuşmak, aynı vatan toprağı üzerinde yaşamak ve aynı bayrak altında yaşayıp onun uğruna canını vermekte saklıdır.
Vesselam…

Temmuz 15. 2011 Mehmet İmrek

Şehitlerimizi Rahmetle Yad Ediyorum.


YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com