Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

18 Eylül 2010 Cumartesi

BEN YAPARIM OLUR MANTIĞINA YARGI FRENİ

Tepkiler:  
Günlerdir gazetelerde ve televizyonlarda tüketicilerin kazandığı davalara ilişkin haberlere tanık oluyoruz. Yani bu davalar öyle böyle basit ve sıradan davalar değil.

İstanbul (…) Tüketici Mahkemesi bir GSM şirketi hakkında açılan bir davada örnek olacak bir karara imza attı. Geçen hafta da yazmıştık. Her yöne sınırsız konuşma ve 66.-TL aylık sabit ücret ödemeli tarife paketi hakkındaydı. 66 TL’ye sınırsız konuşma taahhüdü operatör tarafından önce 3000 dakikaya daha sonra ise 1000 dakika ve 75 kişi ile konuşma sınırlaması getirmiş paket ücretini de 77 TL’ye çıkarmıştı.
Tüketici dernekleri, tüketici hakkında köşe veya sayfa hazırlayanlar, şikayet siteleri artık leb demeden leblebiyi anlar olmuştu. Birçok mağdur abone bu GSM operatörü hakkında hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerinde hak arama mücadelesine girişmişlerdi.
Geçen hafta tüketici mahkemesinin verdiği emsal nitelikteki kararla tüketici süre aşımı nedeniyle fatura ettiği miktarı yasal faizi ile birlikte iade alma kararını ve sözleşme koşulları ile taahhüt edilerek satılmış paketin aynen uygulanması hakkını elde etmişti.
Bilinçli tüketici sayısı arttıkça bu tarz mağduriyetler artık olmayacağına inanıyoruz. Bu olaylardan sonra gerek bahsi geçen operatör gerekse diğerleri bundan gereken dersi almışlardır. Şimdi ders alması gereken bir sektör daha var; bankacılık sektörü!
Bankacılık Sektörü Düzene Girmeli
Geçen hafta BDDK'nın kuruluş yıldönümünde Devlet Bakanı Ali Babacan'ın ve BDDK başkanı Tevfik Bilgin'in sözleri ortalığı biraz sarstı. Çünkü yürürlükteki yasalar ve yönetmeliklere göre bankaların sözleşmede tüketici aleyhine tek taraflı hükümler koymaları mümkün olmadığı gibi, müşterilerini sundukları hizmetlerin bedelleri konusunda açık ve anlaşılır biçimde önceden bilgilendirmeleri gerekmekte. Sanki bu haklar hiç yokmuşçasına konuşmalar hem tüketicileri hem de tüketici derneklerini az biraz kızdırdı. Haksız değiliz!
Bakın ülkemizde kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti, hayat sigortası, nakit para çekimi ücreti, hesap hareketleri kontrolü için ayrıntı ücreti vs. vs. adları ile akıl almaz oranlarda paralar alınmakta. İnternete girip kendiniz yaptığınız bir EFT işleminde dahi 3 TL ödediğiniz oluyor. Elbette ki bu teknik alt yapının maliyeti vardır ama her gün binlerce işlemin yapıldığı internet bankacılığında, alınan bu paralar hiç de adil değildir. Düne kadar bu tarz ücretleri almayan bankalar bile, diğer bankalardan ala ala bu yöntemi örnek aldılar ve artık tüketiciler bu tarz masraflardan kaçarı kalmaz hale geldiler.
Dünya özellikle bankacılık sektöründe krizler yaşarken Türkiye’de bunun olmaması ile, tüketicilerden alınan bu paraların bir ilişki yok diyebilir miyiz? Ben diyemiyorum. Eskisi gibi faizden para kazanamayan bankalar, alıştıkları gelirden taviz vermek istemedikleri için gelir kapısını, tüketiciden alınan hizmet ücretlerine doğru, ardına kadar açmışlardır.
Gerek GSM firmaları gerek bankalar haklarında açılan milyonlarca davalarda mahkûm olmuşlardır. Ancak ne yazık ki hakem heyeti ve mahkeme kararlarını saygısızca hiçe saymaktadırlar. Örneğin ben hakem heyetine başvurarak Garanti Bankası’ndan aldığım hesap işletim ücretimi, yeni dönemde tekrardan hesabımdan kesilince şaşkınlık yaşamıştım. O eski dönem için alınmış karardı ve banka Hakem Heyeti’nin kararını sadece bir seferlik dikkate almıştı. Her hesap işletim ücreti kesildiğinde aynı mücadeleyi vermezsem o paramı geri alamıyorum. İlahi bankalar, alınan karardan sanki bir şey değişmiş gibi, git her seferinde uğraş diyor. Sadece benim zamanımı ve emeğimi tüketmekle kalmıyor, Hakem Heyeti’nde görev yapan insanlarında emek ve zamanlarının israf edilmesine sebep oluyor. Aslına bakarsanız bence ciddi bir suç işliyor, ister kanun da olsun ister olmasın, öldürülen zaman bence paradan çok daha önemli.
Hakkınızı Arayınız!
Her ne olursa olsun herkes kanunular önünde eşittir. Hukuk tektir ve herkes için geçerlidir. Hiçbir kimseye ayrıcalık kılınamaz. Üstelik anayasamızın 10. Maddesi “eşitlik ilkesi” ni 172. Maddesi ise “tüketicinin korunmasını ve aydınlatılmasını” teminat altına almıştır. Yine 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun hakkını arayacak mağdurların sığınacağı en güvenli limanıdır. Çünkü tüketiciyi yasa korur.
Bu nedenle tüketici hangi konuda mağdur edilmişse hakkını aramalıdır. Er veya geç adalet yerini bulmaktadır. Değilmidir ki bizler haklarımızı bilmediğimiz için hakkımızı aramadığımız için mağdur edilmekteyiz. İşte şu gerçek bilinmelidir ki mücadele etmek ile hak kazanılmaktadır.
Niye hakkımızı aramıyoruz?
Çünkü haklarımızı bilmiyoruz…
Çünkü hak aramasını bilmiyoruz…
Peki, bu kadar zor mu bu iş?
Aslında değil.
Misal verelim siz bir cep telefonu, televizyon, beyaz eşya, mobilya veya elektronik bir eşya aldınız. Tam kullanmaya başladınız aldığınız mal bozuk, çizik, kırık veya bazı yerlerinden darbe yemiş olsun.
Bu durumda tembellik edip satıcıya telefon edip derdinizi anlatmaya çalışmayın. Çünkü yasal yükümlülük gereği bu durumu satıcıya yazılı olarak bildirmekle mükellefsiniz. Vakit geçirmeden yasal süre olan malın tesliminden itibaren ilk 30 gün içinde satıcıya “İhtarname” gönderiniz iadeli taahhütlü mektup şeklinde. Bunu aldığınız internet hizmeti, sabit veya mobil telefon hizmeti, eğlence platformu hizmeti ve diğer ayıplı mal veya ayıplı hizmetler içinde yapmak durumundasınız. Fakat şu durumu da açık olarak belirtmekte yarar vardır. Şöyle ki; bir mal veya hizmet satın aldınız. Fakat sonradan çevrenizin etkisiyle veya ön araştırma yapmadan tercih ettiğiniz alelacele alımınızda bir ayıp söz konusu değilse malın veya hizmetin iadesi mümkün değildir. Çünkü yasada belirtilen açık hüküm dışında iade yapılmamaktadır. Bunu daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Hatırlatmakta yarar var.
Satıcı veya sağlayıcıya yaptığınız ihtara rağmen sorununuz çözümlenmediyse ikamet ettiğiniz yer veya satıcının bulunduğu yerde ki hakem heyetlerine veya tüketici mahkemelerine başvurmak yeterlidir. Hakem heyetleri ilçelerde kaymakamlıklarda, illerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinde bulunmaktadır. Tüketici Mahkemelerinin olmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerine başvurulabilmektedir. Buralara müracaat ettiğiniz zaman sizden hiçbir harç ve masraf alınmaz.
Yaşadığınız mağduriyet için başvurduğunuz hakem heyetlerinin parasal olarak karar sınırı 938,75.- TL dir. Üzeri bedellerde ki kararları ise bir üst merci olan tüketici mahkemesine delil niteliği taşımaktadır. Bu parasal sınır ise 2.450,67.-TL dir. Bu bedelin üzerinde ki veya tazminat talepli şikâyetlerinizde doğrudan tüketici mahkemesine başvurmak zorunluluğu vardır. Hakem heyetine başvurduktan sonra kararı beğenmeyen taraf 15 gün içinde tüketici mahkemesinde bu karara itiraz etme hakkına sahiptir. Ayrıca 938,75.-TL üzerinde ki hakem heyeti kararının da tüketici mahkemesi tarafından onanması gerekir. Çünkü bu hakem heyeti kararı onanmazsa bağlayıcılığı ve icra kabiliyeti yoktur. Yani tüketici mahkemesinin verdiği karar nihai bir karardır, temyiz edilemez. Doğrudan tüketici mahkemelerinde açılan davalarda ise yine bir üst merci olan Yargıtay Hukuk dairesi nezdinde temyiz için başvurma hakkınız vardır. Nihai tüketici mahkemelerinin kararlarının temyiz edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına kanun yararına bozma talebiyle başvurulabilir.
Yani uzun lafın kısası haklarını bilen hakkını arayan hiç de zor olmayan bir mücadeleye başladığında adaletin sonunda tecelli ettiğine şahitlik edecektir.
Haydi, durmayın kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti ve diğer haksız olarak alınmış paralarınızın geri iade edilmesi için yasal mücadele başlatın. Önce bankanın genel müdürlüğüne hitaben ihtarname gönderiniz eğer olumlu bir cevap alamazsanız yukarıda izah ettiğimiz hakem heyetine şikâyetinizi iletiniz. Hatta geriye dönük olarak geçmiş yıllarda kredi kartı aidatlarınız ve diğer gasp edilmiş alacaklarınız için hukuki süreci başlatınız. İşte yasal dayanaklarınız.
• Kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti ve diğerlerinin iadesi için 4077/6.madde,
• Geçmiş yıllara ait kesintiler için 4077/4-A, 6, 30.madde ile Borçlar kanunu 125.madde.
• GSM operatörlerinin telefon, 3G internet ve tarife değişiklikleri mağduriyetleri için 4077/4-A maddesi,
• Bu firmaların reklamları ve tanıtım ilanlarında ki aldatıcı ve yanıltıcı mağduriyetleri için 4077/16.madde,
• Dijital platform, sabit telefon, ADSL ve diğer hizmetlere yönelik eksikliklerin tazmini veya hizmetin yeniden sağlanması için 4077/4-A maddesi ile hakem heyeti veya tüketici mahkemelerine başvurulabilir.
Hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları en geç 3 (üç) ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Yalnız ne yazık ki mahkemeler için böyle bir süreden bahsetmek mümkün olmadığı gibi yasal bir süre tanımı da yapılmamıştır.
Hakem heyetlerinin bilirkişi incelemelerinde ki bilirkişi ücreti devlet tarafından karşılanmaktadır.
Mahkemelerde ki bilirkişi ücretlerini ise kaybeden taraf ödemektedir.
Her ne olursa olsun hakkınızı aradığınızda şikâyetinizin gerekçelerini belgelendirmek gerekir. Zaten Medeni Kanunun 6. Maddesi açık hükmü bunu açık olarak tanımlamaktadır.
Eğer Kanun ispat yükünü özel olarak bir tarafa yüklemişse buna uyulur.
Örneğin, 4077 sayılı Kanunda yapılan ispat yüküne dair özel düzenlemeler dışında kalan hususlarda ispat yükü Kanunun 30’uncu maddesi gereğince, genel hükümlere tabiidir.
Kanunumuzda ispat külfetini satıcı/sağlayıcıya yüklediği bazı özel hükümler vardır.
• 6 ncı maddenin V bendinde, bir satıcı veya sağlayıcı bir şartın (genel işlem şartının) münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa bunu ispatla yükümlüdür.
• Kapıdan satış hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim edildiğinin ispatı satıcıya aittir.
• Mesafeli satış hükümlerinde de bu yükümlülük geçerlidir.
• Yine mesafeli satışlarda satıcı – sağlayıcı elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddi malların veya sunulan hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür. Madde 9 /A – IV
• Ayrıca 16/V maddesine göre reklam veren reklam veya ilanda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür.
Görülmektedir ki tüketici kanunu gayet açık, anlaşılabilir, aydınlatıcı ve koruyucudur.
Yeter ki siz tüketici olarak mücadele girişimini ve gayretini gösterin.

Yazan:Mehmet İMREK
YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com