Drop

Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu

Akan Pano


widgets

Ekmek İsraf Etmeyin

Tüketici Hakem Heyeti Kararı Nasıl İcraya Konulur Yeni Tüketici Kanunu ve Uygulamaları İle Neler Değişti Tüketici Davalarında Belirsiz Alacak Meselesi Bıktıran SMS Reklamlarını Şikayet Edebilirsiniz Bizi Facebook ve Twitter'dan Takip Edebilirsiniz Bize Yazın Cevap Verelim

26 Ağustos 2010 Perşembe

BİTMEYEN KOMEDİ...

Tepkiler:  

Sofraların baş tacıdır ekmek. Ekmek nimettir der atalarımız. Hatta öyle dostluklar var ki bir ekmeği bölüştük söylemini dile getiririz ve bu nimet üzerinden dostluğumuzun önemini vurgulamış oluruz.

Ama her ne hikmetse bu nimetin kıymetini bir türlü bilmeyiz.
Ramazan ayı her geldiğinde öncesinde bir kızılca kıyamet kopartılır. Kopartanlar hepimizin bildiği malum kesim. Fırıncılar federasyonu…
Efendim girdi maliyetlerinin yüksek oluşu nedeniyle ekmeğe zam kaçınılmazmış artık. Dikkat ederseniz bir dayatma söz konusu. Hatta manevi cebir.
Geçen gün bir TV’de canlı yayında Fırıncılar Federasyonu Başkanını izliyorum. Tüketiciler Birliği Başkanı’da orada. Tartışmada ekmeğe zammı gerektirecek bir durumun olmadığını dile getiriyor, Tüketiciler Birliği başkanı. Karşı taraf efendim olurmu öyle şey deyip zammın gerekçesini kendince haklı çıkartmaya çalışıyor.
Neymiş bir çuval unun fiyatı 42,00.- TL den 48,00.- TL ye çıkmış. Çalışanların maaşına artış yapılmış. Ve yakıt fiyatlarının yüksek maliyetiymiş.
Sondan başlıyalım.
Petrol fiyatları dünya piyasasında 73 doların altında seyretmektedir.
Çalışanlara işverence asgari ücret verilmektedir, bu da brüt 760,50.-TL net 599,12.-TL dir. (Not: Fazla ücret veriyorsa çok sevinirim. Ancak fazla verip bordrosunda asgari ücret gösteriyorsa, bunu da vergi hırsızlığıyla suçlarım ki bu ağır bir vebal)
Un fiyatları spekülatif bir fiyat 48,00.TL (Her ramazan ayında yapılan bir şey, inandırıcı gelmiyor.)
Yani artışı gerektirecek bir durum söz konusu değildir.
Vatandaşın ekmeği ile oynamayın. Çekin elinizi vatandaşın ekmeğinden. Ekmek üzerinden rant elde etmeye çalışmayın çünkü yüce yaratan sizi çarpar.
Zaten ekmeğe zammı neredeyse her gün yapar hale geldiniz. Nasıl mı? Ekmeğin gramajını azaltarak.
Ekmeğin pişkinliğine doyulmaz. Ama sizin bu kadar pişkinliğinize bu milletin tahammülü yok artık.
Açgözlülük ile fazla ekmek üreten fırınlar var. Satılmayınca elinde kalır. Buna ne demeli peki? Bu ekmeğin maliyetini yükseltmiyormu?
Fakir fukaranın bir ekmeği kaldı elinde. Hadi durmayın gecikmeyin onuda alın elinden de açlığa iyice mahkûm edin. Yaşam hakkı kalmasın.
Ha yeri gelmişken bunu belirtmenin faydası vardır.
Ekmeği gerektiğinden fazla almayalım. İhtiyacımız kadar alalım. Soframızda dilimleyerek koyalım. Artan olursada bir poşet içinde buzdolabında muhafaza edelim. Asla çöpe atmayalım. Çünkü ekmek bir nimettir, yeri çöp değildir. Unutmayın ki mübarek ramazan ayında orucunu açmaya bir parça kuru ekmek dahi bulamayanların olduğunu hatırlayalım yeter. Pakistan’da ki kardeşlerimizin içinde bulunduğu durumu hiç gözümüzün önünde kaçırmayalım yeter. Ekmeğin insanoğluna ne büyük bir lütuf olduğu gerçeğini anlamamıza değer bir nimet olduğunu bilelim yeter.
Hiç olmazsa bu yaptıklarımızla zam fırsatçılarının eline koz vermemiş oluruz. Bahaneleri olmasın.

Yazan:Mehmet İMREK
YENİ BLOG YAYINDA
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ
TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ- YAYINDA - TÜKETİCİ HUKUKU AKADEMİSİ

Bizi Takip et

Facebook Takip et

Şimdi Saat

UYARI

UYARI: Mesaj gönderirken adınızı, soyadınızı mutlaka yazınız. Görüş, öneri ve şikayetlerinizi uzun yazmamaya özen gösteriniz. Özel isteklerde (Dilekçe vb. gibi) bulunmayınız, isteğiniz karşılanmaz.TÜKETİCİNİN SESİ blogspot.com